Bizimle İletişime Geç

Teknoloji

Facebook, Çocukların Güvenliği İçin 10 Önemli İpucu Paylaştı

Facebook’un Güvenli İnternet Günü kapsamındaki çalışmalarından bahseden Facebook Türkiye Kamu Politikaları Departmanı Başkanı Çağatay Pekyörür, şöyle dedi:

“Her gün, Türkiye’nin dört bir yanından milyonlarca insan topluluklarıyla paylaşım yapmak ve değer verdikleri insanlarla bağlantı kurmak için Facebook’a geliyor. Biz de, herkes için daha iyi ve güvenli bir çevrimiçi topluluk kurma konusundaki rolümüzün öneminin farkındayız. 2017’de Habitat Derneği işbirliğiyle başlattığımız ve şimdiye kadar 26.000’den fazla insana eğitim verdiğimiz Kontrol Bende programımızın, Türkiye’deki insanlara -özellikle de gençlere- Facebook’ta paylaşım yaparken ve kendilerini ifade ederken kendi güvenliklerini ve gizliliklerini korumaları için ihtiyaç duydukları gücü verme konusundaki devam eden kararlılığımızı ortaya koyduğuna inanıyorum. Bu yıl ebeveynlerle paylaştığımız ipuçlarımızın da, onların çocuklarıyla konuşma başlatabilmelerine ve insanlar ve aileler için daha güvenli ve mutlu bir internet ortamı yaratmamıza yardımcı olacağını umuyorum.”

“Ebeveynler İçin 10 Önemli İpucu”

1. Çocuğunuzla henüz sosyal medyaya adım atmamışken, erken dönemde konuşun

Araştırmalar, altı yaşındaki küçük çocukların bile akıllı telefonlara ya da tabletlere erişimi olduğunu gösteriyor. Çocuğunuzla, 13 yaşına erişip sosyal medya kullanmaya başlamasından önce konuşmaya başlayın. Facebook ya da Instagram’da hesabı olan genç bir çocuğunuz varsa, onu arkadaş olarak eklemeyi ya da takip etmeyi düşünün.

2. Yaş kısıtlamalarına dikkat edin

Facebook ve Instagram, hesap oluşturacak herkesin 13 yaşında ya da üstünde olmasını şart koşar (bu yaş sınırı yerel yasalara bağlı olarak bazı ülkelerde daha yüksek olabilir).

3. Çocuğunuza gerçek hayatta geçerli olan kuralların internet ortamında da aynen geçerli olduğunu anlatın

Tıpkı çocuğunuzu karşıdan karşıya geçerken her iki yöne bakması ya da bisiklet sürerken kask kullanması hakkında uyarmanız gibi, ona internette paylaşım yapmadan ya da yabancı birinin arkadaşlık isteğini kabul etmeden önce düşünmeyi öğretin.

4. Çocuğunuzdan size öğretmesini isteyin

Facebook hesabınız yok mu? Ya da belki de bir müzik yayını servisini denemek ilginizi çekiyordur. Çocuğunuz sizin nasıl kullanacağınızı bilmediğiniz bir servis konusunda bilgi sahibiyse, size göstermesini isteyin. Bu konuşma ayrıca emniyet, gizlilik ve güvenlik konularını tartışmak için de bir fırsat olabilir. Böylece, ona size bir şeyin nasıl kullanıldığını gösterme gücü tanımış olursunuz ve kendisi de muhtemelen bu yenilikten çok hoşlanacaktır!

5. Önemli anları tespit edin ve kaçırmayın

Örneğin, çocuğunuzun ilk kez cep telefonu kullanmaya başladığı an temel kuralları belirlemek için iyi bir andır. Çocuğunuzun Facebook, Instagram ve diğer sosyal medya mecralarına katılacak yaşa geldiği an, kendisiyle güvenli paylaşım hakkında konuşmak için iyi bir zaman olabilir.

6. Çocuğunuzun internette geçirdiği zamanı ayarlamasına yardımcı olun

İyi bir rol modeli olmaya çalışın. Çocukların “dediğinizi değil yaptığınızı örnek aldıkları” gerçeği sadece gerçek hayat için değil, çevrimiçi dünya için de geçerli. Çocuğunuza sosyal medyayı kullanabileceği ya da çevrimiçi vakit geçirebileceği bir zaman aralığı belirlemişseniz (örneğin akşam 10’dan sonra mesajlaşmak yok gibi), siz de aynı kurallara uyum gösterin.

7. Çocuğunuzun gizlilik ayarlarını kontrol edip yönetmesine yardımcı olun

Çocuğunuz bir sosyal medya hesabı oluşturduğunda, bu hesabı yönetmesine yardımcı olacak araçları ve ayarları kullanabilir. Facebook’un gizlilik ayarları, çocuğunuzu kimin arkadaş olarak ekleyebileceğini, kimlerin gönderilerini görebileceğini ve lokasyon gibi bazı bilgileri varsayılan olarak paylaşıp paylaşmadığını kontrol etme fırsatı sunar. Instagram’ın sunduğu zorbalık filtresi, başlık uyarıları ve hassas içerikler gibi çok sayıda esnek araç ise, gençlerin internette güvende kalmalarına yardımcı olur. Gençler, aynı zamanda profillerinde istemedikleri etkileşimleri engelleme ve zorbalık yapan hesapları, yorumları ve gönderileri kolayca şikayet etme olanaklarına sahiptir.

8. Çocuğunuza, endişe duyduğu bir şey gördüğünde şikayet etmesini söyleyin

Tıpkı gerçek hayattaki gibi, sosyal medyada da birbirimize empati ve saygı ile yaklaşmalıyız. Bu nedenle, biz de platformlarımızda paylaşılabilecek ve paylaşılamayacak her şeyi tanımladığımız bir dizi politika (Topluluk Standartları) geliştirdik. Neredeyse tüm Facebook ve Instagram gönderilerinde, taciz, zorbalık ve diğer sorunların şikayet edilebileceği linkler mevcut. Küresel ekiplerimiz, şikayet ettiğiniz her şeyi incelemek ve Topluluk Standartlarımızı ihlal eden tüm içerikleri kaldırmak için 7/24 çalışıyor. Şikayetlerin büyük bir çoğunluğunu 24 saat içinde değerlendirmeyi hedefliyoruz.

9. Ortak bir deneyim yaratın

Ailece geçirdiğiniz anları video ya da fotoğraf olarak kaydedebilir ve beraber düzenlemeler yaparak, filtreler ekleyerek ve tavşan kulakları gibi artırılmış gerçeklik özelliklerini kullanarak eğlenebilirsiniz. Çocuğunuza internette yapmayı en çok sevdiği şeyi sorabilirsiniz. Bu oyun oynamak, arkadaşlarıyla sohbet etmek ya da beraber fotoğraf paylaşmak olabilir. Siz de kendinizin internette yapmayı en çok sevdiğiniz şeylerden bahsederek birlikte teknolojiyi paylaşabilirsiniz. İşte sohbeti başlatmanın mükemmel bir yolu!

10. Kendinize güvenin

Çocuğunuzun gerçek hayattaki aktivitelerine karşı uyguladığınız ebeveynlik tarzını internetteki aktiviteleri için de benimseyebilirsiniz. Çocuğunuzun müzakere usulü bir anlaşmaya daha sıcak baktığını fark ettiyseniz, ikinizin de imzalayacağı bir sözleşme hazırlayın. Ya da belki çocuğunuzun sadece temel kuralları öğrenmeye ihtiyacı vardır.

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yap

Yorumlar...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Teknoloji

Yeni bir uzay çağı başlıyor…

Dünyanın gözü bugün fırlatılacak ilk astronotlu SpaceX uzay roketinde…

Elon Musk’ın SpaceX firmasına ait roket ve üzerindeki uzay aracı, iki astronotu uzaya taşıyacak.

İki NASA astronotuna “taksi hizmeti” verecek olan SpaceX’in roketi aynı zamanda uzun yıllar sonra ABD topraklarından uzaya gönderilen ilk astronotları taşıyor olacak.

ABD’li girişimci Elon Musk tarafından 2002 yılında kurulan uzay taşımacılığı şirketi SpaceX, yıllar süren çalışmaların sonunda bugün ilk kez uzaya astronot gönderecek. Böylece NASA da dokuz yıllık aranın ardından uzaya insan göndermiş olacak.

ABD’li astronotlar Doug Hurley ile Bob Behnken’i Uluslararası Uzay İstasyonu’na götürecek olan Crew Dragon isimli kapsül, Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’ne (NASA) ait Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden Musk’ın şirketi tarafından üretilen Falcon 9 roketiyle fırlatılacak.

Reuters’ın haberine göre, fırlatma işlemi bugün Türkiye saatiyle 23.30’da yapılacak.

Kapsülün fırlatışını ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı Mike Pence de izleyecek.

Aslında SpaceX ilk NASA ihalelerini aldığında ilk üç roketi başarısız oldu. Ne var ki, NASA SpaceX’e forsat vermeye devam etti ve Musk bu iş için kalan son finansal gücü ile dördüncü roketi fırlattı ve bu roket başarıyı getirdi.

NASA 2010 yılından bu yana SpaceX gibi özel firmaların tutunabilmesi ve büyüyebilmesi için 6 milyar dolar harcadı. SpaceX ve Boeing bu bütçeden aslan payını alan iki şirket oldu.

NASA şimdiden 48 astronotu 12 fırlatmada uzaya götürmesi için SpaceX’ten 2,5 milyar dolarlık rezervasyon yaptırmış durumda. Yani koltuk başına 50 milyon dolar. Yine de bu rakam NASA’nın Rusya’ya ödediği fiyattan çok daha düşük.

Tesla ile otomobil piyasasını alt üst eden ve otonom sürüş yazılımlarında edinilen tecrübeleri roket ve uzay aracı teknolojilerinde kullanan Musk, bu şekilde yeniden kullanılabilir roketler yaparak uzaya uydu ve insan gönderme masraflarını ciddi şekilde azaltmayı başardı.

Tüm bunların sonunda Musk yeterli finansal güce ve uzay tecrübesine ulaşarak önce Ay’da ardından Mars’ta ilk kolonileri kurmak istiyor.

Aslında SpaceX ilk NASA ihalelerini aldığında ilk üç roketi başarısız oldu. Ne var ki, NASA SpaceX’e forsat vermeye devam etti ve Musk bu ş için kalan son finansal gücü ile dördüncü roketi fırlattı ve bu roket başarıyı getirdi.

NASA 2010 yılından bu yana SpaceX gibi özel firmaların tutunabilmesi ve büyüyebilmesi için 6 milyar dolar harcadı. SpaceX ve Boeing bu bütçeden aslan payını alan iki şirket oldu.

NASA şimdiden 48 astronotu 12 fırlatmada uzaya götürmesi için SpaceX’ten 2,5 milyar dolarlık rezervasyon yaptırmış durumda. Yani koltuk başına 50 milyon dolar. Yine de bu rakam NASA’nın Rusya’ya ödediği fiyattan çok daha düşük.

Okumaya Devam Et

Eğlence

Minecraft Dungeons 26 Mayıs’ta Xbox Game Pass’e geliyor

Aylık ortalama 160 milyon oyuncunun oynadığı Minecraft’ın farklı bir türdeki yeni oyunu Minecraft Dungeons 26 Mayıs tarihinde oyun severlerle buluşacak.

Oyuncular ve geliştiriciler tarafından sabırsızlıkla beklenen Minecraft Dungeons, Microsoft’un diğer tüm özel oyunları gibi çıktığı ilk gün Xbox Game Pass’te oynanabilir olacak.

Tüm zamanların en çok satan oyunu Minecraft’ın alternatif versiyonuMinecraft Dungeons, Standard ve Hero olmak üzere iki sürümle piyasaya çıkacak. Sıradan zindan oyunlarından yola çıkılarak kurgulanan klasik macera oyununda kahramanlar labirent ortamında dolaşıyor, çeşitli bulmacalar çözüp canavarlarla savaşıyor.

Çok oyunculu olarak da oynanabilen Minecraft Dungeons, maksimum 4 kişi oynanabiliyor. Toplayıcılık, seviye geliştirme ve silah edinme açısından Minecraft’ın dinamikleri ile aynı sayılabilecek özellikleri içinde barındıran Minecraft Dungeons, normalde Minecraft evreninde göremeyeceğiniz yapılar, araçlar ve eşyalar da içeriyor. Microsoft’un bütün birinci parti oyunlarında olduğu gibi Minecraft Dungeons da çıktığı ilk gün Xbox Game Pass’te erişilebilir olacak.

Okumaya Devam Et

Eğlence

Valorant 2 Haziran’da Tam Sürümüyle Çıkıyor

Riot Games’in birinci şahıs taktiksel nişancılık oyunu VALORANT’ın resmi çıkışına yönelik hazırlıklar tamamlandı.

Oyunun rekor kıran kapalı betası 28 Mayıs’ta sona eriyor ve VALORANT 2 Haziran’da resmi olarak oyun tutkunlarıyla buluşuyor.

Riot Games, heyecanla beklenen karakter tabanlı taktiksel nişancılık oyunu VALORANT’ın 2 Haziran 2020’de dünya çapındaki birçok bölgede ücretsiz olarak çıkacağını duyurdu. Oyunun kapalı beta sürümü 28 Mayıs’ta sona erecek. Rekabetçi 5’e 5 taktiksel nişancılık oyunu VALORANT, resmi olarak çıktıktan sonra, tüm oyuncular ilerleyişlerine baştan başlayacak ve dünya çapındaki diğer yeni oyuncularla mücadele ederken onlarla aynı anda ilerleyecek.

Riot Games’in VALORANT ekibinin Baş Yapımcısı Anna Donlon, konuyla ilgili yaptığı açıklamada; “Amacımız VALORANT’ı en kısa sürede en fazla bölgeye ulaştırmaktı; dolayısıyla 2 Haziran’da bunu yapabileceğimiz için çok heyecanlıyız. Ekipçe küresel VALORANT topluluğuna onlarca yıl boyunca hizmet sunma taahhüdümüz için, bu önemli adımı dört gözle bekliyoruz. Bu, birlikte çıktığımız yolculuğun sadece başlangıcı” dedi.

VALORANT ekibinin daha önce açıkladığı üzere, oyunun resmi çıkışıyla birlikte yeni oyun içerikleri, yeni oyun modu, yeni ajan ve haritalar da oyun severlerle buluşacak. Riot Games ayrıca artan oyuncu taleplerini karşılayabilmek için yakın dönem yol haritasında yeni oyun sunucuları eklemeyi ve böylelikle VALORANT özelinde gecikmeleri azaltmayı da öncelikleri arasına aldı. Yeni VALORANT sunucuları, Atlanta, Dallas, Londra, Madrid ve Varşova’da yer alacak. Riot Games bir süre önce küresel COVID-19 salgınının yol açtığı beklenmedik gelişmelere rağmen VALORANT Kapalı Betası’nı dünyanın dört bir yanına başarılı şekilde ulaştırarak küresel oyuncu topluluğuna verdiği sözleri yerine getirme konusundaki kararlılığını göstermişti.

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Suzuki V-Strom Ailesinin En Yenisi DL1050 Türkiye’de!

Motosiklet dünyasında dayanıklılığıyla öne çıkan Suzuki, adventure sınıfına damga vuran V-Strom serisinin en güçlüsü yeni DL1050 modelini tanıttı.

Mayıs itibarıyla Türkiye’de satışına başlanan V-Strom’un 1050 ve 1050XT Adventure olacak şekilde iki versiyonu bulunuyor. Retro tasarımıyla dikkat çeken modelin özellikle üst seviyeye çıkarılmış olan teknolojik özellikleri öne çıkıyor.

Suzuki Akıllı Sürüş Sistemi, Hareket Takip Fren Sistemi, Yokuş Kalkış Kontrol Sistemi, Eğime Bağlı Kontrol Sistemi ile Sürüş Modu Seçimi gibi özellikleri barındıran motosiklete Euro5 normlarını karşılayan 106 HP’lik güç üreten V-Twin motoru dinamik sürüş sağlıyor. V-Strom’a lansmana özel 149 bin TL’den başlayan fiyatlarla sahip olmak mümkün.

Motosiklet dünyasının lider markalarından Suzuki, macera severlerin tercihi V-Strom serisinin en güçlü üyesi DL1050’yi Türkiye’de satışa sundu. Suzuki’nin efsaneleşmiş off-road motosikletleri DR-Z ile DR Big modellerinden ilham alınarak geliştirilen V-Strom 1050; kolay manevra kabiliyeti, sportifliği, yeni nesil teknolojileri ve yüksek performans sunan V-Twin motoruyla iddiasını güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. Türkiye’de Mayıs ayından itibaren 149 bin TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunulmaya başlanan V-Strom serisinin yeni üyesi, 1050 ve 1050 XT donanım versiyonlarıyla motosiklet tutkunlarının karşısına çıktı.

İlk olarak Suzuki tarafından uygulanan karakteristik ön gaga tasarımı, yeni nesil V-Strom 1050 ve 1050 XT ile daha agresif ve kalın bir görünüme kavuşuyor. Bronz renkle kaplanan silindir kapağı, manyeto kapağı, su pompası kapağı ve debriyaj kapağı, siyah motor gövdesi ile etkileyici bir kontrast oluşturuyor. Kendine has dikdörtgen bir şekle sahip dikey konumlandırılmış ön far, yol yüzeylerini ve emniyet şeritlerini belirgin şekilde aydınlatıyor. Konik alüminyum gidon ise off-road hissini artırıyor.

Yüksek teknoloji, güvenlik, tam kontrol

V-Strom 1050, “Suzuki Akıllı Sürüş Sistemi” özelliklerini bünyesinde barındırarak kullanıcısına eksiksiz bir hakimiyet ve güven duygusunu aşılıyor. Bu sistemler arasında; ABS’nin yatık durumdayken de aktif hale gelmesini sağlayan Hareket Takip Fren Sistemi, yokuş yukarı fren yapıldığında kaymayı önleyen Yokuş Kalkış Kontrol Sistemi, yokuş aşağı arka tekerleğin kalkmasını önleyen Eğime Bağlı Kontrol Sistemi, gaz kelebeğinin çalıştırılmasına gerek kalmaksızın belirlenen hızı koruyan Seyir Kontrol Sistemi ve ağırlığa göre optimum frenleme sunan Yüke Bağlı Kontrol Sistemi yer alıyor. 3 farklı Suzuki Sürüş Modu, keskin gaz kelebeği tepkisinden en yumuşağına kadar sürücüye farklı kullanım modları sunuyor. Çekiş Kontrol Sistemi ise sürekli olarak ön ve arka teker hızını, gaz kelebeğinin konumunu, krank ve dişli pozisyonlarını denetleyerek ateşleme zamanı ve hava çıkışlarını yönetiyor.

V-Strom 1050 ile sürüşün keyfi maksimuma çıkıyor

V-Strom 1050’de yer alan dayanıklı çift taraflı alüminyum şasi, motorda ve yol hakimiyetinde denge sağlamaya yardımcı olurken süspansiyonlar ise kullanım koşullarına göre ayarlanabiliyor. Motosikletteki sürüş keyfini, standart olarak sunulan Bridgestone Battlax Adventure A41 lastikler tamamlıyor. Yüksekliği ayarlanabilir ön cam ve  20 mm yüksekliğe kadar ayarlanabilir konforlu koltuklar da uzun sürüşlerde yorgunluğu azaltmaya yardımcı oluyor.

1050’de yer alan ve sol gidon kolundaki butonla da yönlendirilebilir olan çok fonksiyonlu LCD ekran gösterge panelinde ise; hız göstergesi, dijital gösterge, vites göstergesi, km sayacı, anlık ve ortalama yakıt tüketimleri, sürüş menzili ile güvenlik ve motor gösterge bilgileri yer alıyor. Gösterge panelinin solunda yer alan USB çıkışı ise akıllı telefon, navigasyon ve benzeri cihazlar için bir güç kaynağı olarak kullanılabiliyor.

Performanslı, tasarruflu ve çevreci motor

Yeni neslin öncüsü V-Strom 1050, sahip olduğu motor özellikleriyle fark yaratırken yeni Euro5 emisyon standartlarını da karşılıyor. 1037 cc hacmindeki su soğutmalı 90 derece V-Twin motor, 8500 d/d’da 106 HP güç üreterek yüksek performans sağlıyor. Şehir, kırsal yollar, rüzgar geçişleri, toprak yollar gibi farklı durumlarda sürüş keyfini maksimize eden rafine motor, 100 km’de ortalama 4,9 litre yakıt tüketimiyle de avantaj sağlıyor. Motorda yer alandüşük RPM destek sistemi ve elektronik gaz kelebeği; sürücünün durduktan sonra hareket edişini ve ani manevraları kolaylaştırıyor.

Ayrıca ekzantrik mili ve zamanlaması, çift ateşleme teknolojisi, motor kontrol modülü ve sıvı soğutmalı yağ soğutucusu gibi fonksiyonlar motor verimliliğini artıran özellikler arasında bulunuyor.

Okumaya Devam Et

Eğitim

Kodlama Kampı Online Platforma Taşınıyor

Muğla Büyükşehir Belediyesi Koronavirüs salgını nedeniyle evden çıkamayan İlkokul 3. ve 4. Sınıf öğrencileri ile Ortaokul 5, 6, 7 ve 8. öğrencileri için uzaktan eğitim yöntemiyle onlineKodlama Kampı Atölyeetkinliği düzenliyor.

Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından her yıl düzenli olarak yapılan Kodlama Kampı Atölyesi etkinliğiKorona virüs (COVID-19) salgını nedeniyle online platforma taşınıyor.

Başvurular Yarın (Çarşamba) Sona Eriyor

İlkokul 3. ve 4. Sınıf öğrencileri ile Ortaokul 5. 6. 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin katılabileceği etkinlik için başvurular yarın (Çarşamba) sona eriyor. Katılımın kontenjan ile sınırlı olduğu atölye çalışmalarında kayıtlar, robokamp@mugla.bel.tr adresine öğrenci adı soyadı, uygulamanın iletişim bağlantısının gönderileceği e-posta adresi, öğrenci okul ve sınıf bilgisi, veli adı soyadı, iletişim cep telefonu, öğrenci TC kimlik numarası ve bilgilerinin e-posta olarak gönderilmesi ile yapılacak.

Atölye çalışmaları canlı olarak gerçekleştirilecek

Muğla Büyükşehir Belediyesi eğitmenleri tarafından canlı olarak gerçekleştirilecek atölye çalışmalarına öğrenciler özel uygulamalar aracılığıyla evlerinde bilgisayarlarından katılabilecek ve dersleri canlı olarak izleyebilecek. Atölyenin canlı olarak gerçekleştirilmesi sayesinde öğrenciler eğitmen ile iletişim kurabilecek, sorular sorabilecek ve bu yolla etkileşim içinde bir çalışma gerçekleştirilecek. Atölye kapsamında öğrencilere temel olarak Blok Kodlama örnekleri ve yazılımları gösterilecek.

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Home-Office Siber Güvenlik ipuçları

Covid-19 küresel olarak günlük yaşamlarda köklü değişikliklere sebep oldu.

Salgının yayılmasını engellemek amacıyla uygulanan sosyal izolasyon doğrultusunda resmi ve özel birçok sektör mümkün olan iş alanlarında home-office çalışma modeline geçiş yaptı.

Çevrimiçi geçirilen süre önemli ölçüde artış gösterirken ilgisi olmayan kişiler bile teknolojiyle yakınlaşmak zorunda kaldı.

Hızlı bir şekilde gerçekleşen bu dönüşüm bilinçli internet kullanımı ile gerçekleşmediği sürece siber saldırganlar güvenlik açıklarından yararlanmaya devam edecektir. Özellikle bu süreçte home-office çalışmaya başladıysanız veya şirketinizde bu gibi bir uygulamaya başladıysanız siber güvenlik önlemleri almanız gerekmektedir.

Home-Office ve VPN

VPN (Sanal Özel Ağ), home-office veya seyahat dolayısıyla sık sık uzaktan çalışanların kurumsal ağa güvenli bir şekilde bağlanmalarını sağlayan bir teknolojidir.  Bunu sağlayan VPN çeşidi Remote Access yani Uzaktan Erişim VPN’dir. Günümüz modern programları da bu kapsama girmektedir. Modern VPN programları smart tv’ler ve oyun konsolları gibi çeşitli cihazlarda kullanılmaktadır.

Home-office çalışma modelinde çalışanın kurum ağına VPN ile bağlanması sağlanmalıdır. Bireyler şahsi cihazları yerine kurum cihazları ile bu ağa bağlanmalıdır. Aksi takdirde, gerekli siber hijyeni sağlanmayan şahsi cihazlar kurum ağına ve ağa bağlı cihazlara kötücül yazılım bulaştırabilir. Bu sebepten ötürü, home-office çalışmada şahsi cihazlar kullanılıyorsa işletim sistemleri, cihazdaki uygulama ve yazılımlar güncel ve lisanslı olmalıdır.

VPN sayesinde kurum ağı ile kullanılan cihaz arasında kriptografi algoritmaları ile şifrelenen sanal bir tünel oluşur. Kurum ağındaki belge ve dosyalara güvenli bir şekilde ulaşılır.

Home-Office İletişim

Home-office çalışırken normal koşullarda yüz yüze gerçekleşen iletişim artık dijital olarak gerçekleştirilmek zorunda. Güvenli e-posta, mesajlaşma ve arama platformları tercih edilmeli.

Şifreli E-posta Sağlayıcıları

Popüler VPN şirketlerinden biri olan ExpressVPN’in güvenilir e-posta sağlayıcıları seçimi şu şekilde: ProtonMail, CounterMail, Mailfence ve Tutanota.

ProtonMail, 2013 yılında geliştirilmiştir. Şifreli ve anonim bir mesajlaşma hizmeti sunar. Günümüzün en güvenilir e-posta sağlayıcılarından biridir. Tamamen açık kaynak koduna sahiptir. Uçtan uca şifreleme ve iki faktörlü kimlik doğrulama sunar. Ücretli ve ücretsiz versiyonu vardır.

CounterMail dört binden fazla PGB şifreleme anahtarı kullanır. Tamamen anonimdir ve uçtan uca şifreleme sağlar. Sadece bir haftalık deneme sürümü vardır.

Mailfence, kullanıcı gizliliğine önem veren ve şifreli mesajlaşma hizmeti sunan bir diğer e-posta sağlayıcısıdır. Dijital imzalar, takvimler gibi farklı özelliklere sahiptir. İki faktörlü kimlik doğrulama sunar. Spam e-postaları tespit eder ve engeller. Outlook ve Gmail hesaplarından bilgi aktarılmasına imkan sağlar.

Tutanota da uçtan uca şifreleme sağlayan bir diğer e-posta sağlayıcısıdır. Tamamen açık kaynak koduna sahiptir.

Şifreli Anlık İletişim

Home-office çalışmada anlık iletişimin şifreli kanallar üzerinden yürütülmesi için iMessage, Wickr, Viber, Telegram, Jabber/OTR ve Signal gibi uygulamalar kullanılabilir.

Signal, WhatsApp kadar popüler olmayan fakat sesli ve görüntülü aramaları ve anlık mesajları uçtan uca şifreleyen bir uygulamadır. Şifreleme için Signal protokolü kullanır. Edward Snowden gibi isimlerin iletişim için kullandığı uygulamadır. Ortadaki adam saldırılarına karşı güçlü bir koruma sağlar.

Slack ve Skype uçtan uca şifreleme sağlamaz. Finansal veri ve bilgiler bu platformlar üzerinden paylaşılmamalıdır. WhatsApp uçtan uca şifreleme sağlasa da Facebook tarafından satın alındığından beri kullanıcı gizliliğine dair soru işaretleri oluşmuştur.

Home-office çalışma modeli siber güvenlik önlemleri almayı zorunlu hale getirmiştir. Siber saldırı jenerasyonunda mega saldırılar gerçekleşirken bu saldırıların bazen bir oltalama e-postası veya güncellenmemiş yazılım açığı ile başladığı unutulmamalıdır. Basit ve etkili önlemler verilerinizi korumanıza yardımcı olabilir.

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Koranavirüs günlerinde en çok hangi sosyal medya kullanıldı?

Dijital pazarlama dünyasını yakından ilgilendiren “We Are Social 2020” raporu yayımlandı.

Rapora göre, küresel çapta 3,8 milyar aktif sosyal medya kullanıcısı mevcut. Evde kaldığımız koronavirüs döneminde en çok Facebook, Youtube ve WhatsApp kullanıldı.

COVID-19 salgınının beraberinde getirdiği yeni yaşam düzenine uyum süreci insanların günlük rutinlerini ve alışkanlıklarını değiştirdi. Salgın nedeniyle eve kapanmak zorunda kalan insanlar, bilgi almak, işlerini sürdürmek ve sosyalleşmek için sosyal medyayı daha yoğun kullanmaya başladı.

We Are Social’ın Ocak-Nisan aylarını kapsayan raporuna göre, sosyal medyayı aktif kullananların sayısı 3,81 milyarı bulurken, dünya nüfusunun yüzde 49’unun sosyal medya kullanıcısı olduğu belirlendi. Bu oran, 2019 Ocak We Are Social raporunda yüzde 42 seviyesindeydi.

2,5 milyar kullanıcısı ile Facebook’un tahtı sallanmadı

Son haftalarda evden çalışmanın ve sokağa çıkma yasaklarının artması ile sosyal medya kullanımında ciddi oranda artış oldu. We Are Social’ın raporuna göre, 2,5 milyar aktif kullanıcıya sahip Facebook, en fazla kullanıcıya sahip sosyal medya mecrası olurken, YouTube ve WhatsApp kullanan 2 milyar kullanıcı mevcut. WeChat’in 1 milyar kullanıcıya, son zamanlarda popülerleşen platform TikTok’un ise 800 milyon kullanıcıya ulaştığı görülüyor.

Twitter’da yedinci sıradayız

Türkiye, Instagram ve Twitter’daki kullanıcı sayısı yoğunluğu açısından dünyadaki ilk 10 ülke arasında yer alıyor. Rapora göre son bir yılda Türkiye’de Instagram kullananların sayısı yüzde 3 artarak 39 milyona ulaştı.

Nisan 2020 itibariyle dünyada en çok Instagram kullanıcısının olduğu 6. ülkeyiz. Twitter kullanıcı sayısı ise yüzde 16 artarak 13,6 milyon oldu. En çok Twitter kullanıcısının olduğu ülkelere bakıldığında Türkiye’nin 7. sırada olduğu görülüyor.

Dijital pazarlamaya ara veren kaybedecek, hiç başlamayan ayakta kalamayacak

Şirketler açısından sosyal medyanın müşteri ilişkilerini sürdürmede geldiği kritik noktaya değinen Google SMB Premier Partneri EG Bilişim Teknolojileri’nin CEO’su Gökhan Bülbül, “Sosyal medyanın gücünü daha iyi anladığımız bir dönemden geçiyoruz. Pandemi sürecinde sosyal medya insanları hiç olmadığı kadar ulaşılabilir kılıyor.

Salgın döneminde dijital pazarlamaya ve iletişime ara veren şirketler, bu dönem sona erdiğinde müşterileri ile aynı iletişimi kurmakta zorlanabilir. Bu nedenle şirketlerin iletişime devam etmeleri, dijital pazarlama stratejilerini geliştirmeleri ve daha çok ‘biz buradayız’ demeleri gereken bir dönemdeyiz.” dedi.

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Canon’dan Reklam ve Sinema Sektörü Profesyonellerine…​

Canon’dan Reklam ve Sinema Sektörü Profesyonellerine Yeni Nesil Fotoğraf Makinesi ve Lens

Görüntüleme teknolojileri lideri Canon, yaratıcılığın sınırlarını zorlayan sinema ve yayıncılık sektörü için profesyonel ürünler geliştirmeye devam ediyor. Canon, yenilikçi ve çok yönlü cihaz portföyüne, kısa bir süre önce, iyi yeni ürün daha eklediğini duyurdu.

Canon, çoklu formatta kayıt yapabilen yeni nesil Cinema EOS sistemi fotoğraf makinesi EOS C300 Mark III ile 8K özellikli 25mm -250 mm 10x güçlü zum CINE-SERVO lensi olan CN10X25 IAS S lensini sektör profesyonellerinin beğenisine sundu.

Sinema ve yayıncılık sektörünün yıllardır yeni hikayeler yaratmasına yardımcı olan Canon, profesyonellere olan hizmetlerini de yaptığı güncellemeler ile her geçen gün iyileştiriyor ve geliştiriyor. Yeni ürün tanıtımlarıyla birlikte Canon, profesyonel görüntüleme monitörleri ve Cinema EOS Sistem fotoğraf makineleri için işlevselliği, uyumu ve iş akışını üst seviyelere taşıyan yeni aygıt yazılımı güncellemelerini de duyurdu.

Canon, EOS C300 Mark III ile sektörün tüm taleplerini karşılıyor

2015 yılında piyasaya çıkan ve büyük beğeni toplayan EOS C300 Mark II modeli temel alınarak geliştirilen EOS C300 Mark III, Canon’un hareketli görüntü yeniliğindeki mükemmelliğini bir kez daha kanıtlıyor. Haziran ayında satışa sunulacak çok yönlü çoklu kayıt formatına sahip EOS C300 Mark III’te 16 durak dinamik aralığı aşan HDR çıkışını geliştiren yeni bir DGO sensörü bulunuyor. Yapılandırılabilir tasarımı ve 4K Cinema RAW Light veya XF-AVCi‘de 120 kare/sn’ye kadar kayıt yapabilme özelliğiyle EOS C300 Mark III fotoğraf makinesi farklı prodüksiyonlar için çok yönlü bir kullanım imkanı sağlıyor.

Üstün özellikleri sayesinde EOS C300 Mark III belgeselden reklama, kurumsal videolardan gösteri çekimlerine kadar çok farklı prodüksiyonlarda kullanılabiliyor. Yeni CN10X25 IAS S lens ile birlikte geliştirilen EOS C300 Mark III bu sayede tüm alanlarda üst düzey içeriğe yönelik artan sektör taleplerini doğrudan karşılıyor.

DGO sensörüylü ilk model EOS C300 Mark III ile düşük ışıkta olağanüstü performans

Canon EOS C300 Mark III, içerisinde bulunan DGO sensörü sayesinde düşük ışıklı ortamlarda bile olağanüstü netlikte ve kalitede çekim imkanı sunuyor. DGO sensörünün kullanıldığı ilk model olma unvanını taşıyan EOS C300 Mark III, bu özelliğiyle kullanıcılarına daha önce hiç olmadığı kadar çarpıcı bir geniş dinamik aralık yakalama imkanı tanıyor. DGO sensörü, profesyonellerin yaratıcı özgürlüğüne daha fazla imkan tanıyan Dual Pixel CMOS AF ile uyumlu çalışıyor.

Ergonomik yapısı ile kullanıcı dostu

Ergonomik yapısı sayesinde Canon EOS C300 Mark III kullanıcılarına makine gövdesine ekstra bağlantı terminalleri eklemeye imkan veriyor. Bununla birlikte oldukça kullanıcı dostu tasarlanan Canon EOS C300 Mark III, makineyi Yetkili Servis Merkezine götürmeye gerek bırakmadan EF, PL ve EF Cinema Lock lens yuvaları arasında değişiklik yapabilme olanağı sağlıyor bu da çeşitli görünümlerde prodüksiyonlar üretmek isteyen profesyonellere büyük bir avantaj sunuyor.

Hibrit CN10X25 IAS S ile çarpıcı görüntü yakalamanın keyfini çıkarın

CN10X25 IAS S CINE-SERVO lens, çok yönlü 4K ve 8K çekim kalitesi, güçlü optikleri ve kompakt tasarımıyla profesyonellerin tüm üretim ihtiyaçlarını karşılıyor. CN10X25 IAS S CINE-SERVO lens, geniş netleme mesafesi aralığı, yayıncılık ve sinema prodüksiyonları için yapılandırılabilme özelliği, Super 35 mm ve Tam Kareii sensörlü fotoğraf makineleriyle olan uyumluluğu sayesinde reklam, gösteri, spor etkinlikleri ve belgeseller gibi pek çok farklı alanda yüksek kalitede prodüksiyon imkanı sunuyor.

CN10X25 IAS S’nin ergonomik sürücü ünitesi kolaylıkla takıp çıkarılabilir özelliğe sahip. Bu sayede lens çok sayıda yayın ve sinema prodüksiyon ihtiyacını karşılayabiliyor.

Farklı çekim koşullarına uyum sağlama becerisi

Merkezden dış kenarlara kadar net, optik açından kusursuz, “sinematik” görüntüler üreten güçlü zum lensi, 25 mm geniş açıdan 250 mm telefotoya kadar çok çeşitli çekim koşullarına uyum sağlayabiliyor. Bu aralık, profesyonellerin uzak mesafelerdeki önemli anların yakın plan çekimlerini yüksek kalitede yakalamasına olanak tanıyor ve 1,5x optik genişletici ile 375 mm’ye aktarabilme imkanı sunuyor. Canon’un üstün performanslı yeni lensi Temmuz ayında kullanıcılarıyla buluşacak.

EOS C300 Mark III – Temel Özellikler:

  • Yeni Super 35 mm 4K CMOS DGO (Çift Gain Çıkışı) sensör
  • 16+ duraklı dinamik aralık
  • 4K 120P yüksek hız desteği
  • Çoklu dahili kayıt seçeneği:
  • Kullanıcı tarafından değiştirilebilir lens yuvası (EF, PL veya EF Cinema Lock)
  • Opsiyonel genişletme modülleri ve elektronik vizör (EVF) ile esnek, modüler tasarım

o 4K Cinema RAW Light 10-bit veya 12-bit

o Super 16 mm Crop, 10-bit veya 12-bit’te 2K RAW

o XF-AVC (MXF) kayıt, 4:2:2 10-bit ALL-I veya LongGOP

o 120P’ye kadar 4K RAW veya XF-AVC kayıt, Super 16 mm kırpma 2K/FHD’de 180P’ye kadar.

CN10X25 IAS S Temel Özellikleri:

  • 4K ve 8K fotoğraf makinesi uyumlu görüntü kalitesi
  • 25 mm geniş açı ve 10x yüksek güçte zum
  • Dahili 1,5x genişletici
  • Takılıp çıkartılabilir sürücü ünitesi
  • Değiştirilebilir EF ve PL yuvası
  • Daha fazla deneyim için lens-fotoğraf makinesi iletişim işlevini içeren geniş kapsamlı iletişim standartlarıyla uyumlu
Okumaya Devam Et

Teknoloji

Xen-Hub, saniyede 10 gigabayttan fazla optik iletişim alanı sağlıyor

Airbus ve Xenesis, Uluslararası Uzay İstasyonundaki Bartolomeo platformuna veri aktarımı için yeni sözleşme imzaladı.

Airbus ve Xenesis, Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) Bartolomeo platformuna veri aktarımında kullanılacak Xen-Hub optik iletişim uzay terminali için sözleşme imzaladı.

Xen-Hub, saniyede 10 gigabayttan fazla bir optik iletişim alanı sağlayan bir iletişim terminalidir. Terminal, NASA Jet Propulsion Laboratuvarı’nda geliştirilen bir teknoloji transferi ile etkinleştirildi ve uydu iletişim bant aralığını artırmak için tasarlandı.

Airbus tarafından inşa edilen Bartolomeo platformu, ISS’de dış bilim ve veri barındırma yetenekleri sunarak bilim ve araştırma için yeni fırsatlar sunuyor. Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatılan platform, 1 Nisan’da ISS Columbus modülüne bağlandı. Bartolomeo Airbus tarafından geliştirilmiş ve öz sermaye ile finanse edilmiş bir yatırımıdır. ESA, NASA ve CASIS ile ortaklaşa işletilmektedir.

Airbus ABD Uzay Sistemleri Başkanı Debra Facktor, Xenesis, ABD’den Bartolomeo platformuna kurulacak ilklerden biri olacak ve birden fazla müşteri için optik iletişim alanı terminalinin uygulanabilirliğini kanıtlama fırsatı sunacak” dedi. “Ayrıca, Airbus ve ISS Ulusal Laboratuvarı, Bartolomeo platformunda araştırma ve test fırsatları için ilave kullanıcıları da davet ediyor.”

ISS’nin düşük yörüngesi, 10 gigabaytı aşan ultra düşük gecikmeli iletişimi korumak için sabit bir konum sunar. Bartolomeo, ISS üzerinde en uygun konumda yer alır ve yaklaşık 240 mil yükseklikten Dünya’nın doğrudan görüntüsünü sunar ve Xen-Hub’ın, geçiş süresini en üst düzeye çıkarmasına ve veri performansını artırmasına imkan sağlar.

Xenesis Başkanı Jeff Glattstein, “Bartolomeo’daki optik iletişim test misyonumuz için Airbus ile ortaklık kurmaktan mutluluk duyuyoruz. Airbus platformu, gayretimizi başarı ile yürütmek için bize maksimum güven veriyor. Airbus, Xenesis’in teknoloji geliştirmeye odaklanmasına izin verirken, aynı zamanda sistemi ISS’de barındırmak için gerekli rehberlik, destek ve altyapıyı sağlıyor” dedi.

Bartolomeo, her türlü görev için küçük uydulara ve küp uydulara uygun maliyetli ve zaman verimli bir alternatiftir. 12 farklı deney modülünü barındırabilir, onlara güç ve Dünya’ya veri akışı sunar.

Bartolomeo, dünya gözlemi, çevre ve iklim araştırması, robotik, malzeme bilimleri ve astrofizik de dahil olmak üzere birçok deney türü için elverişlidir. Müşterilere ve araştırmacılara uzay teknolojilerini test etmek, yeni bir uzay iş yaklaşımını araştırmak, mikrogravite deneyleri yapmak veya uzayda üretim çabasına girmek için çok uzun zamandır ihtiyaç duyulan cihaz barındırma yeteneklerini sağlar.

ISS’ye her üç ayda bir gerçekleştirilen servis görevleri, fırlatma imkanları için elverişlidir. Cihaz konaklaması, 11’den 990 pounda kadarki yük kütlesine sahip slot’lar için uygundur. Airbus, günde 1 – 2 terabaytlık optik veri kapasitesi sağlayacaktır.

Cihazlar, yaklaşık 12 ay içinde hazırlanabilir ve çalışmaya hazır olabilir. Yük boyutları, arayüzler, fırlatma öncesi hazırlık ve entegrasyon süreci büyük ölçüde standartlaştırılmıştır. Bu, teslim sürelerini azaltır ve geleneksel görev maliyetlerine kıyasla önemli ölçüde tasarruf sağlar.

Airbus, cihazın hazırlanmasında teknik destek, başlatma ve kurulum, operasyonlar ve veri aktarımı ve isteğe bağlı olarak Dünya’ya dönüş desteğini de kapsayacak şekilde herşey dahil hizmeti ile uzaya erişimi kolaylaştırıyor.

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Yeni DJI Mavic Air 2 ile Yaratıcı Deneyimlere Hazır Olun

[speaker]

Havada Yaratıcılık Deneyimini Yeniden Tasarlayan Ma vic Air 2, Bugüne Kadarki En Akıllı, En Güvenli ve En Kolay Uçurulabilen Tüketici Dronu.

Sivil dron ve havadan görüntüleme teknolojisinin dünya lideri DJI; yüksek nitelikli görüntüleme, sezgisel ve ileri seviye uçuş performansıyla devrim yaratacak akıllı ve güvenli teknolojiyi, çok yönlü dronu Mavic Air 2 modelinde bir araya getirdi. Mavic Air 2, havada yaratıcılıkta yeni bir çağın kapısını aralıyor.

Havadan benzersiz, yüksek kaliteli içerik yakalamayı; basit, eğlenceli ve güvenli hale getirmek üzere tasarlanan Mavic Air 2; 8 Ka görüntü işleme kapasitesine sahip kompakt ve kullanımı kolay katlanabilir bir dronda sunuyor. 1/2” oranda daha geniş kamera sensörü, görüntü kalitesini yüksek çözünürlüklü fotoğraflar ve videolarla sunarken; ileri seviyede programlanmış uçuş modları, akıllı özellikler ve görüntüleme teknolojisi daha profesyonel içerikleri zahmetsizce yakalanmasına yardımcı oluyor. Geliştirilen azami uçuş süresi sayesinde pilotlar dronu gökyüzünde daha uzun süre tutabilirken, tamamen yenilenen otonom kabiliyetler de capcanlı görüntüler yakalayabilmelerini sağlıyor.

Yeni Mavic Air 2; taşınabilir ve katlanabilir bir dronda kaliteli içeriğik yakalamayı yeniden tanımlıyor. Pilotun beceri seviyesi ne olursa olsun, Mavic Air 2’nin özellikleri ve teknolojisinin her yaratıcı vizyonere hitap edeceğinden şüphe yok. Mavic Air 2 Mavic serisinin 60 fps ve 120 Mbps kalitesinde 4K video çekim özelliği sunan ilk dronu olma özelliğini taşıyor. Pilotlar HDR video, 120 fps’de 1080p kalitesinde 4X Ağır Çekim veya 240 fps’de 1080p kalitesinde 8X Ağır Çekim kullanarak benzersiz içerikler de kaydedebiliyor.

Pilotlar, 12 megapiksel görüntüleri kaydedip çarpıcı detaylara sahip fotoğrafları yeni yüksek çözünürlüklü 48 megapiksel özelliğiyle çekerken, mekanik 3 eksenli kadran sayesinde öngörülemeyen durumlarda da dronda bulunan titreşim engelleyici sayesinde stabil ve pürüzsüz görüntüler de kaydedebiliyor. Quad Bayer 1/2″ sensörden tam anlamıyla istifade eden Mavic Air 2; bir dizi görüntü yakalama moduyla yaratıcılığı bir üst seviyeye taşımaya yönelik bir araç. Yeni eklenen SmartPhoto özelliği; üç görüntü yakalama seçeneğinden birini otomatik olarak seçmek üzere ileri düzey sahne analizi ve derin öğrenme algoritmalarını kullanarak 12 megapiksel fotoğraflar kaydedebiliyor.

Okumaya Devam Et

Teknoloji

iPhone telefonlarda güvenlik açığı, milyonlarca veri çalınmış olabilir

[speaker]

iPhone ve iPad’lerde tespit edilen bir hatanın bilgisayar korsanlarının yıllarca veri çalmasına imkan sağlamış olabileceği belirtildi.

Apple şirketi, bir güvenlik firmasının yarım milyardan fazla iPhone’u hackerlara karşı savunmasız bırakmış olabileceğini söylediği hatayı düzeltmek için hazırlıklara başladı.

iPad’lerde de bulunan hatanın, San Fransisco merkezli ZecOps mobil güvenlik şirketi tarafından, 2019 sonlarında bir müşteriye yapılan siber saldırının araştırılması sırasında keşfedildiği bildirildi.

ZecOps Genel Müdürü Zuk Avraham, açığın en az 6 siber saldırıda kullanıldığına dair kanıtlar bulunduğunu söyledi.

Bir Apple sözcüsü, iPhone ve iPad’lerde e-posta için oluşturulan yazılımda bir güvenlik açığı olduğunu kabul etti. Sözcü ayrıca, şirketin sattığı milyonlarca cihaz için bir sonraki güncellemede sunulacak bir düzeltme geliştirildiğini belirtti.

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Lexus Kendi Kendini Şarj Eden Hibrit Teknolojisiyle #evdekal Mesajı Veriyor

[speaker]

Premium otomobil markası Lexus, tüm dünyayı etkileyen koronavirüs salgını sürecinde evde kalarak iyi vakit geçirilebileceği mesajını, hibrit modelleri üzerinden veriyor.

Lexus’un 2005 yılından bu yana satışa sunulan ve kendi kendini şarj eden hibrit modelleri, bu defa #evdekal mesajı ile insanların kendilerini dinlemeleri ve sürekli olarak ertelenen hobilerine odaklanabileceği konusunda ilham veriyor.

Hazırlanan özel videoda, evde kalmanın bir fırsata dönüştürülebileceği vurgulanırken, hayalleri gerçekleştirmenin tam sırası olduğunun altı çiziliyor. Hibrit teknolojisiyle, insanları evde kalmaya çağıran Lexus, “Şimdilik evde kendinizi şarj edin, güzel günlerde Yeniden Keşfedeceğiz sloganını kullanıyor.

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Online esnaflığa talep yüzde 50 arttı

[speaker]

Son bir ayda e-ticarete başlamak isteyen Kobi sayısı, 6 ayın ortalamasına kıyasla yüzde 50 artış gösterdi. Yeni istihdam alanlarında işe alımlarda hareketlilik yaşanıyor. Market, gıda, hızlı tüketim, temizlik, dezenfektan, kitap, oyuncak, küçük ev aletleri ve çocuk tekstili kategorilerinde e-ticaret sitelerinin satışları yüzde 200 arttı.

Koronavirüs nedeniyle iş yerini kapatmak zorunda kalan küçük ve orta ölçekli birçok işletmede, işini dijitale taşıma ve e-ticaret sitesi açma yönünde hareketliliğin arttığını ifade eden E-ticaret Meclisi Üyesi, Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucusu Cenk Çiğdemli, “Son bir ayda başta market, gıda, hızlı tüketim, temizlik, dezenfektan, kitap, oyuncak, küçük ev aletleri ve çocuk tekstili olmak üzere bazı kategorilerde e-ticaret sitelerinin satışları yüzde 200 arttı.

E-ticarete başlamak isteyen Kobi sayısı ise, 6 ayın ortalamasına kıyasla yüzde 50 artış gösterdi. En çok gıda ve hızlı tüketim malzemesi satışı yapan işletmelerden talep geliyor. Tekstil işiyle uğraşan esnaf ve işletmelerde de bir hareketlilik var. Mesela butiğini kapatmak zorunda kalan da e-ticarete geçiş yapma yönünde adım atıyor. İçinden geçtiğimiz süreçte, dijitalleşen şirketler daha rahat edecekler” dedi.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

“HEMŞEHRİLERİMİZİ EKMEKSİZ BIRAKMAYACAĞIZ”

[speaker]

 Ankara Büyükşehir Belediyesi, koronavirüs salgını nedeniyle Başkentlilerin mağduriyet yaşamaması için temel gıda ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

Büyükşehir Belediyesi, en temel gıda maddesi olan ekmek üretimine her koşulda devam ediyor.

     Vatandaşların salgın hastalık nedeniyle sokağa çıkamaması nedeniyle bu durumdan olumsuz etkilenmemesi için ekmek üretimine hiçbir koşulda ara vermediklerini belirten Halk Ekmek Genel Müdürü Recep Mızrak, şu bilgileri verdi:

“Halk Ekmek olarak vatandaşlarımızın bu durumdan olumsuz yönde etkilenmemesi amacıyla bone, eldiven, maske ekipmanlarıyla sağlık kurallarına uygun bir şekilde üretimimize devam ediyoruz. 11 Nisan itibarıyla yaklaşık 750 bin ekmek üretimimiz oldu. Büfelerimize, satış noktalarımıza dağıttık. Kendi satış mağazalarımızda satışlarımız devam ediyor. Ekmek talebine ‘ekmek yok’ denilmesi söz konusu değil. Ekmek üretimimiz devam edecek. Başkanımız Sayın Mansur Yavaş’ın talimatı ve engin destekleriyle üretimimizde hiç bir sıkıntı yok. Vatandaşımızın ihtiyaçlarını eksiksiz bir şekilde karşılamak için çalışıyoruz. Üretimde çalışan personelimiz de gece gündüz demeden fedakarca hatta kronik rahatsızlığı olanlar dahi izin kullanabilecekken yüksek bir sorumluluk duygusuyla burada çalışmaya devam ediyorlar. Onlara da özellikle teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Yenilenen Alfa Romeo Stelvio Türkiye’de!

[speaker]

Alfa Romeo’nun Sport utility vehicle Stelvio’nun 2020 model yılı versiyonları ülkemizde satışa sunuldu. 

Mart ayında ön sipariş veren üç müşteriye teslimatı gerçekleştirilen Stelvio; yenilenen teknolojileri, donanım özellikleri ve yeni renk seçenekleriyle dikkat çekiyor.

Ülkemizde yeni model yılıyla birlikte, 2.0 litrelik 200 HP ve 280 HP güç üreten 2 ayrı benzinli motor ve 8 ileri otomatik şanzıman kombinasyonuyla satışa sunulan dört tekerlekten çekişli Stelvio’da; Nisan ayı boyunca Premium Ses Sistemi,  Bi-Xenon Aydınlatma Paketi, İleri Aktif Güvenlik Sistemleri, Park Yardım Sistemi, Klimatik Konfor Paketi ve Fonksiyonel Paket özelliklerini içeren 40 bin TL değerindeki Premium Paket ücretsiz olarak sunuluyor.

Okumaya Devam Et

ÖNE ÇIKAN HABERLER